ROLL PLAK REHBER

Tüm Zamanların En İyi 25 Gitar Solosu

Gitarın yalnızca eşlik eden bir enstrüman olmaktan çıkıp şarkının hikâyesini devraldığı 25 unutulmaz an.

David Gilmour'dan Jimmy Page'e, Jimi Hendrix'ten Mark Knopfler'a, Robert Fripp'ten Marty Friedman'a... Bazı gitar soloları teknik gösteriden çok daha fazlasıdır. Birkaç nota, bir bend, doğru yerde bırakılmış bir sessizlik ya da birkaç saniyelik bir ton bütün bir parçanın hafızamızda kalma biçimini değiştirebilir.

Bir Gitar Solosunu Unutulmaz Yapan Ne?

Hız tek başına yeterli değil. Teknik zorluk da değil. En unutulmaz gitar sololarının ortak noktası, çoğu zaman parçanın geri kalanından kopuk bir gösteri olmamaları. Şarkının gerilimini yükseltiyor, melodisini tamamlıyor ya da vokalin söyleyemediği şeyi birkaç nota içinde anlatıyorlar.

Bu nedenle aşağıdaki listeyi yalnızca virtüözite üzerinden hazırlamadık. Ton, melodi, ifade, şarkı içindeki işlev, dönemine etkisi ve tekrar tekrar dinleme isteği bizim için en az teknik beceri kadar önemli. Bu bir matematiksel sıralama değil; gitar tarihine farklı yönlerden bakabileceğimiz 25 kayıtlık bir Roll Plak seçkisi.

25 KAYIT

Gitar Tarihinde İz Bırakan Sololar

01

Comfortably Numb — David Gilmour

PINK FLOYD · THE WALL

“Comfortably Numb” aslında tek değil, iki büyük gitar solosu içeriyor. İlki melodiyi taşırken ikincisi parçanın duygusal gerilimini zirveye çıkarıyor. Gilmour'un gücü burada hızdan değil; bend'lerin uzunluğundan, vibratodan, notalar arasındaki boşluklardan ve birkaç saniye içinde kurduğu melodik cümlelerden geliyor. Bir gitarın insan sesine ne kadar yaklaşabileceğinin en açık örneklerinden biri.

02

Stairway to Heaven — Jimmy Page

LED ZEPPELIN · LED ZEPPELIN IV

Jimmy Page'in solosu parçaya sonradan yapıştırılmış bir bölüm gibi değil; sekiz dakikalık yapının doğal sonucu gibi ilerler. İlk cümleden son bend'e kadar sürekli yükselen bir gerilim vardır. Page'in pentatonik dili burada son derece tanıdık olsa da solo hiçbir zaman sıradanlaşmaz. Her cümle bir sonrakine alan açar ve şarkının finalini adım adım hazırlar.

03

All Along the Watchtower — Jimi Hendrix

JIMI HENDRIX EXPERIENCE · ELECTRIC LADYLAND

Bob Dylan'ın şarkısını bambaşka bir dünyaya taşıyan Hendrix, gitarı yalnızca solo için değil parçanın tamamını yeniden yorumlamak için kullanıyor. Wah, bend'ler, ton değişimleri ve çok katmanlı gitarlar neredeyse ikinci bir vokal hattı yaratıyor. Hendrix'in en büyük özelliği burada açık: gitar tekniği ile stüdyo hayal gücünü birbirinden ayırmaması.

04

Sultans of Swing — Mark Knopfler

DIRE STRAITS · DIRE STRAITS

Mark Knopfler'ın pena kullanmadan geliştirdiği sağ el tekniği, “Sultans of Swing”de yalnızca bir imza değil, parçanın ritmik kimliğinin parçasıdır. Final solosu hızlandıkça bile nota seçimi berraklığını kaybetmez. Knopfler'ın temiz Stratocaster tonu ve gitarı neredeyse konuşur gibi kullanması, bu kaydı rock gitar tarihinin en kolay tanınan birkaç dakikasından biri haline getirir.

05

Eruption — Eddie Van Halen

VAN HALEN · VAN HALEN

“Eruption” geleneksel anlamda bir şarkı solosu değil; gitarın kendi başına sahneye çıktığı kısa bir manifesto. Eddie Van Halen tapping tekniğini icat etmiş değildi, fakat onu rock gitarının merkezine taşıyan isimlerden biri oldu. Harmonikler, hız, tremolo kolu ve tapping birkaç dakika içinde yeni bir gitarist kuşağının sözlüğünü değiştirdi.

06

Tornado of Souls — Marty Friedman

MEGADETH · RUST IN PEACE

Metal gitarında hızın melodiyi yok etmek zorunda olmadığının kanıtlarından biri. Marty Friedman'ın alışılmadık bend tercihleri, egzotik melodik dili ve akıcı legato yaklaşımı, solo boyunca Megadeth'in mekanik ritim yapısının üzerinde bambaşka bir katman kurar. Teknik olarak zor ama asıl önemli tarafı, onlarca yıl sonra bile birkaç notada tanınabilmesi.

07

Bohemian Rhapsody — Brian May

QUEEN · A NIGHT AT THE OPERA

Brian May'in solosu gösterişli bir parçanın içinde şaşırtıcı derecede sade ve melodiktir. May birkaç saniye içinde Freddie Mercury'nin vokal melodisinden opera bölümüne geçiş sağlayan bir köprü kurar. Red Special'ın kendine özgü tonu sayesinde gitarı duyduğunuz anda kimin çaldığını bilirsiniz; büyük gitar tonunun yalnızca ekipman değil, dokunuş meselesi olduğunu hatırlatan kayıtlardan.

08

Hotel California — Don Felder & Joe Walsh

EAGLES · HOTEL CALIFORNIA

Buradaki büyü tek bir gitaristin gösterisinden çok iki gitarın birbirini tamamlamasında. Don Felder ve Joe Walsh, final bölümünde melodileri dönüşümlü olarak taşır ve sonunda armonize gitarlarla parçayı kapatır. Solo, gitar düellosunun yalnızca hız yarışı olmadığını; iki farklı karakterin aynı cümleyi birlikte kurabileceğini gösterir.

09

Crazy Train — Randy Rhoads

OZZY OSBOURNE · BLIZZARD OF OZZ

Randy Rhoads'ın klasik müzikten aldığı disiplin ile heavy metal gitarını birleştirme biçimi “Crazy Train”de çok net duyulur. Solo hızlıdır ama rastgele değildir; melodik motifler, legato, hızlı geçişler ve ritmik aksanlar düzenli bir yapı içinde ilerler. Rhoads'ın kısa kariyerine rağmen neden bu kadar büyük bir iz bıraktığını anlamak için birkaç dakika yeter.

10

Purple Rain — Prince

PRINCE · PURPLE RAIN

Prince çoğu zaman besteci, prodüktör ve sahne insanı kimliğiyle konuşuluyor; gitaristliği ise bazen arka planda kalıyor. “Purple Rain” bunun ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu gösterir. Final solosu teknik gösteriden çok dramatik anlatıya dayanır: uzun notalar, geniş bend'ler ve giderek büyüyen bir final. Şarkının duygusu gitarla kapanır.

11

Kid Charlemagne — Larry Carlton

STEELY DAN · THE ROYAL SCAM

Larry Carlton'ın solosu rock ile jazz armonisinin nasıl doğal biçimde birleşebileceğini gösteren ders niteliğinde bir kayıt. Carlton akorların üzerinden yalnızca gam gezmek yerine her armonik değişime cevap verir. Sonuç hem teknik olarak sofistike hem de melodik açıdan son derece akıcıdır. Steely Dan'in stüdyo mükemmeliyetçiliğine yakışan bir performans.

12

Cause We've Ended as Lovers — Jeff Beck

JEFF BECK · BLOW BY BLOW

Jeff Beck'in gitarı burada şarkı söylemez; neredeyse nefes alır. Dinamik kontrolü, ses yüksekliğiyle oynama biçimi, bend'lerin hassasiyeti ve dokunuşu enstrümantal parçayı bir vokal performansı kadar ifade dolu hale getirir. Beck'in neden gitaristler arasında ayrı bir konuma yerleştirildiğini anlamak için ideal başlangıç noktalarından biri.

13

Still Got the Blues — Gary Moore

GARY MOORE · STILL GOT THE BLUES

Gary Moore'un tonu ilk notadan itibaren tanınır. Uzun sustain, geniş vibrato ve blues dilinin dramatik tarafını öne çıkaran bend'ler parçanın merkezindedir. Moore gerektiğinde hızlanabilir; fakat bu soloyu güçlü yapan şey, tam tersine, doğru notayı yeterince uzun süre tutabilmesidir.

14

Sweet Child O' Mine — Slash

GUNS N' ROSES · APPETITE FOR DESTRUCTION

Açılış riffi parçanın en tanınan bölümü olabilir ama Slash'in final solosu da aynı ölçüde önemlidir. Wah pedalıyla büyüyen ton, melodik başlangıçtan daha saldırgan ikinci bölüme doğru ilerler. Slash'in blues kökenli cümleleri 1980'ler hard rock prodüksiyonunun içinde bile kirli ve organik kalmayı başarır.

15

Paranoid — Tony Iommi

BLACK SABBATH · PARANOID

Tony Iommi'nin gücü çoğu zaman riffleri üzerinden konuşulur; fakat “Paranoid” solosu onun lead gitar dilini de iyi özetler. Kısa, doğrudan ve parçanın hızını bozmadan ilerleyen solo; blues kökenli rock gitarının giderek heavy metal diline dönüşmesinin erken örneklerinden biridir.

16

21st Century Schizoid Man — Robert Fripp

KING CRIMSON · IN THE COURT OF THE CRIMSON KING

Robert Fripp'in gitar yaklaşımı blues-rock kalıplarına meydan okur. Keskin, huzursuz ve neredeyse geometrik görünen cümleler, parçanın kaotik karakteriyle bütünleşir. Progressive rock'ın yalnızca uzun şarkılardan ibaret olmadığını; armoni, ritim ve enstrümantal dilin yeniden düşünülmesi anlamına da geldiğini gösteren kayıtlardan.

17

Beat It — Eddie Van Halen

MICHAEL JACKSON · THRILLER

Pop tarihinin en büyük albümlerinden birinin ortasında aniden Eddie Van Halen belirir ve birkaç saniyeliğine şarkının bütün ağırlık merkezini değiştirir. Solo rock tekniğini pop prodüksiyonunun içine taşırken parçanın akışını bozmaz. “Beat It”, iyi bir konuk gitar performansının şarkıyı gölgede bırakmadan nasıl iz bırakabileceğinin kusursuz örneklerinden.

18

While My Guitar Gently Weeps — Eric Clapton

THE BEATLES · THE BEATLES

George Harrison'ın bestesinde lead gitarı çalan Eric Clapton, şarkının melankolisini abartılı bir virtüöziteye ihtiyaç duymadan taşır. Solo ve gitar dolguları parçanın vokal hattıyla sürekli konuşur. Beatles kataloğunun içinde dışarıdan gelen tek bir gitaristin ne kadar belirgin bir renk değişimi yaratabileceğinin çarpıcı örneklerinden biridir.

19

Crossroads — Eric Clapton

CREAM · WHEELS OF FIRE

Blues gitarının rock sahnesinde nasıl daha sert, hızlı ve yüksek sesli bir dile dönüştüğünü duymak için temel kayıtlardan biri. Clapton'ın canlı performanstaki cümleleri ritim bölümünün üzerine rahatça oturur; solo hızlı olsa da blues kökünü hiçbir zaman kaybetmez. 1960'ların sonundaki gitar merkezli rock kültürünün önemli belgelerinden.

20

Texas Flood — Stevie Ray Vaughan

STEVIE RAY VAUGHAN · TEXAS FLOOD

Stevie Ray Vaughan'ın gitarında güç ile hassasiyet sürekli yan yanadır. Sert pena saldırısı, geniş bend'ler, kalın ton ve blues cümleleri parçanın her bölümünde hissedilir. “Texas Flood” teknik bir gösteriden çok, blues geleneğini modern elektrik gitar tonuyla yeniden büyüten uzun bir anlatıdır.

21

Maggot Brain — Eddie Hazel

FUNKADELIC · MAGGOT BRAIN

Funkadelic'in açılışında Eddie Hazel gitarı yaklaşık on dakika boyunca anlatının merkezine alır. Psychedelic rock, funk ve blues arasındaki sınırlar tamamen erir. Hazel'in performansı teknik gösteriden çok duygu yoğunluğuyla ilerler; gitarın rock dışındaki siyah müzik gelenekleri içindeki gücünü hatırlatan temel kayıtlardan biridir.

22

Watermelon in Easter Hay — Frank Zappa

FRANK ZAPPA · JOE'S GARAGE

Zappa'nın müziği çoğu zaman karmaşık düzenlemeler, mizah ve teknik ayrıntılarla anılır. “Watermelon in Easter Hay” ise bütün bu zekânın arkasındaki melodik gitaristi gösterir. Yavaş gelişen solo geniş alan bırakır; tekrar eden armonik yapı üzerinde küçük değişiklikler giderek daha fazla anlam kazanır.

23

Highway Star — Ritchie Blackmore

DEEP PURPLE · MACHINE HEAD

Ritchie Blackmore'un klasik müzik etkisini hard rock'ın gücüyle birleştiren yaklaşımı burada tüm açıklığıyla duyulur. Solo bölümü yalnızca hızlanmaz; belirli motiflerin sistemli biçimde geliştirilmesi üzerine kuruludur. Sonraki yıllarda heavy metal ve neoklasik metal gitarında duyacağımız pek çok fikrin erken izlerini taşır.

24

Fade to Black — Kirk Hammett

METALLICA · RIDE THE LIGHTNING

Metallica'nın erken dönemindeki melodik tarafı en iyi gösteren kayıtlardan biri. Kirk Hammett final bölümünde parçanın giderek ağırlaşan atmosferini melodik lead gitarla taşır. Hızlı pasajlar var ama solo asıl gücünü tekrar eden melodik fikirlerden ve gittikçe büyüyen final duygusundan alır.

25

Light My Fire — Robby Krieger

THE DOORS · THE DOORS

Albüm versiyonundaki uzun enstrümantal bölüm The Doors'un neden yalnızca Jim Morrison'ın grubu olmadığını gösterir. Ray Manzarek'in org solosunun ardından Robby Krieger gitarı devralır; jazz, blues ve psychedelic rock etkileri aynı akış içinde birleşir. Krieger'in temiz ve hafif tedirgin tonu şarkının hipnotik yapısını bozmadan ileri taşır.

DİNLEME NOTU

Gitar Albümlerini Plaktan Dinlemek

Bir gitar solosunun etkisini yalnızca “analog daha iyi ses verir” gibi basit bir cümleyle açıklamak doğru olmaz. Baskı, mastering, sistem ve kayıt kalitesi sonucu büyük ölçüde değiştirir. Fakat plak formatının önemli bir avantajı başka yerde: albümü parça atlamadan, kendi akışı içinde dinlemeye teşvik etmesi.

Comfortably NumbThe Wall'un içinden, “Tornado of Souls”u Rust in Peace'in akışı içinde, “21st Century Schizoid Man”i ise In the Court of the Crimson King'in açılışı olarak dinlediğinizde gitar solosu bağımsız bir klip olmaktan çıkar ve albümün anlatısındaki gerçek yerine oturur.

KISA KISA

Gitar Soloları Hakkında

En iyi gitar solosu hangisi?

Bunun tek bir objektif cevabı yok. Melodi, teknik, ton ve tarihsel etki gibi kriterler değiştiğinde sonuç da değişiyor. David Gilmour'un “Comfortably Numb” solosu ise bu tartışmalarda en sık karşılaşılan adaylardan biri.

Hızlı çalmak iyi gitarist olmak anlamına gelir mi?

Hayır. Mark Knopfler, David Gilmour, Jeff Beck ve Gary Moore gibi gitaristlerin birçok unutulmaz performansı, hızdan çok nota seçimi, ton, vibrato, dinamik ve cümleleme üzerine kuruludur.

Gitar solosu nedir?

Gitarın bir bölüm boyunca melodik olarak öne çıktığı pasajdır. Ancak iyi bir solo yalnızca hızlı notalardan oluşmaz; bazen birkaç uzun nota veya kısa bir melodik bölüm de şarkının en unutulmaz anı olabilir.

Gitar severlerin hangi albümleri dinlemesi gerekir?

The Wall, Led Zeppelin IV, Electric Ladyland, Dire Straits, Rust in Peace, Machine Head, Blow by Blow ve Texas Flood gitarın farklı dönem ve yaklaşımlarını karşılaştırmak için güçlü başlangıç noktalarıdır.

Bazı albümler gitarıyla hatırlanır.

Rock, blues, progressive rock ve metal raflarındaki plakları Roll Plak seçkisinde keşfedin.

Rock Plaklarını İncele →